2. ADIM AŞK


Murat Uysalefe, ilk albümü "Adım (Adım) Murat Uysalefe" albümünden tam 15 yıl sonra, "2. Adım Aşk" isimli ikinci albümünü hazırladı. 2007 Temmuz ayında piyasaya sürülen albüm, tüm D&R raflarında yerini aldı.

Çoğunlukla canlı ve akustik enstrümanlarla kaydedilen albüm, daha çok gitarların ve yaylıların ön planda yer aldığı, zaman zaman etnik temalarla süslenmiş, lirik ve çok özel bestelerden oluşuyor. İzmir Konservatuvarı'ndan bir çok amatör ve profesyonel sanatçının da yer aldığı albümde, yaklaşık 40 ayrı kişi çeşitli enstrüman ve vokalleri ile katkıda bulundu.

Albümün bazı şarkıları İstanbul'da FT, DB ve Raks stüdyolarında hazırlanırken, bir kısmı Düş Gezginleri (Ex-stüdyo SWS) stüdyosunda ve büyük bir çoğunluğu da İzmir Studio on the Stage stüdyolarında hazırlandı.

Bu albümde de Murat Uysalefe, ilk albümünde olduğu gibi şarkı sözlerindeki farklı ve derin üslubunu, ticari kaygıdan uzak duruşunu ve piyasanın dışında fakat bir o kadar da olgun ve düzeyli tavrını sürdürüyor. Şiirsel bir anlatımı olan şarkıların bir çoğu aslında "şiir" olarak da özel lezzetler taşıyor. "Sensiz Farketmez", "Beni Yavaş Yavaş Öldürme", "Aşkın Dediği Olur", "Dünyanın En Güzel Yeri" böyle şarkılardan bazıları...

"2. Adım Aşk" projesinin ismi, birinci albümde olduğu gibi hem yaşamdaki adımları vurgularken, hem de isimlerimizin niceliklerini anlatıyor. Albümde aynı zamanda, bu sözleri barındıran "(ikinci adım) AŞKDENİZ" isimli bir şarkı da bulunuyor. Bu şarkı daha önce Kuşadası Altın Güvercin Beste Yarışması'nda finalde yarışmıştı. Bir diğer yarışma finalist şarkısı ise "Dünyanın En Güzel Yeri" adını taşıyor. Bu şarkı da Kıbrıs - Girne'de yapılan Altın Zeytin Beste Yarışması'nda yer almıştı.

Özel katkılarıyla ve şarkılara kattıkları kişisel renkleriyle Ömer Er, Aysim Dolgun ve Sadun Ersönmez aranjör olarak yer alırken, stüdyo şefi Necdet Küçükbıyıklar da yadsınmaz emekleri ile ciddi katkılar verdi

Şarkıların piyasada süregelen pop müzik kalıplarından sıyrılan naif ve içi dolu çizgisi, bu tarz müziği "adult", yani yetişkin ve olgun grupların öncelikli kalemi kılıyor. Şarkılar kolay tüketmek yerine dinlendikçe daha da derinleşir, sözler anlamlarını daha iyi anlatır oluyor. İddialı bir şarkıcı performansından ziyade, bestecinin kendi ses rengi ve karekteriyle seslendirdiği şarkılarda hala amatör bir heyecan bulmak mümkün.

Türk Pop Müziğinde, kimilerine göre sanatsal, kimilerine göre oldukça akademik bulunan bu düzeyli ve farklı müziğin, kalabalık ama titiz ve hassas emekçileri, seslerini daha büyük kitlelere duyurabilmek için desteklerinizi bekliyor.